TEKEL direnişiyle yeniden ülkenin gündemine oturan işçi eylemleri, İstanbul'un birçok ilçesinde çeşitli iş kollarında sürüyor. Sinter Metal, Marmaray, ATV-Sabah, Arçelik, IBM, Torgem, İGDAŞ, Sega Otomotiv, Ayzi Moda, Cano Tekstil ve Stil Tekstil fabrikalarındaki direnişler, mahkeme kararları ve işveren saldırılarına rağmen devam ediyor.

Birçok iş kolunda işçi ve emekçilere dönük mevcut veya gelişen hak ihlalleri, kötü çalışma koşulları ve ücret kesintileri, işçileri tüm bunlara karşı en meşru silaha yani "grev ve direnişe" sevk ediyor. Kimisi TEKEL işçilerinin Ankara'da özlük hakları için yaptığı direnişten ilham alan, kimisi ise 2 yıla yakındır devam eden direnişlerde talepler; sendika, sağlıklı çalışma koşulları ve insanca yaşayabilmek için insanca ücret. Zaman zaman medya aracılığıyla kamuoyunda yer bulsa da İstanbul'un birçok semtinde, birçok iş kolunda yürütülen mücadeleler, işçi ve emekçilerin aslında hangi koşullarda bulunduğunun görülmesi açısından son derece önemli. İstanbul'da ücretleri ödenmediği, hakları zorla ellerinden alınmak istendiği, sendikal olarak örgütlenmelerine izin verilmediği, insanca bir ücret alamadıkları için işten atılan yüzlerce işçinin uzun süredir verdikleri bu direnişler ve de bu direnişlerde son dönemde yaşanan fiili ve hukuki gelişmelerden bazıları şu şekilde:

ATV-SABAH GREVİ

İşverenin talebi üzerine mahkeme kararıyla daha önce durdurulması yönünde karara varılan önemli bir direniş, yeniden başlıyor. ATV ve Sabah gazetesi ile dergi gruplarının bağlı bulunduğu Turkuvaz Medya Grubu'na ait işyerlerindeki grevin mahkeme kararı ile durdurulmasına dönük karara yapılan itiraz üzerine Yargıtay'ın "grevin durdurulması yönündeki kararın hukuken yok hükmünde olduğu'' hükme varması üzerine tekrar görülen davada verilen karara uyuldu. Daha önce alınan kararın iptal edilmesi üzerine ATV ve Sabah'a yeniden grev pankartı asılacak.

Türkiye Gazeteciler Sendikası'na (TGS) üye 10 gazetecinin Toplu İş Sözleşmesi gerekçesiyle işten atılmasıyla basın tarihinde 29 yıl aradan sonra 13 Şubat 2009'da başlattıkları grev, 17 Temmuz'da yani direnişin 154. gününde mahkeme kararıyla durdurulmuştu.

MARMARAY İŞÇİLERİ DİRENİŞİ

Yüzyılın projesi olarak adlandırılan, İstanbul'un iki yakasını denizin altından birbirine bağlayacak olan Marmaray Projesi de işçi ve emekçiler açısından çok ta parlak bir proje olamadı. Projeyi yürüten taşeron firma Polat Deniz A.Ş.'ye bağlı olarak Marmaray projesi inşaatında çalışan 80 işçi, kötü çalışma koşulları, düşük ücret ve sigorta primlerinin düzenli ödenmemesi nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na şikâyette bulunması üzerine 16 Şubat'ta işveren tarafından şantiyeye alınmadı. Bunun üzerine Marmaray'ın Yenikapı'da bulunan şantiyesinin önünde direnmeye devam ediyor.

ESENYURT'TA MAHKEME KARARIYLA İŞLERİNE DÖNENLER, YENİDEN İŞTEN ATILDI

İstanbul'da yürütülen en önemli direnişlerden bir diğeri de AKP'li Esenyurt Belediyesi tarafından işten atılan belediye işçileri. Sendikaya üye oldukları için işlerine son verilen 16 işçilerin belediye önünde 19 Ağustos'ta başlattığı direniş bugün 200. güne ulaştı. Gösterdikleri direniş örneğiyle birçok işçi ve emekçiye örnek olan belediye işçileri, işlerine geri dönmek için hukuki yollara da başvurmuştu. 3 ayrı grup halinde işe iade davası açan işçilerin bir bölümünün 8 Şubat'ta görülen ilk duruşmada işe iadelerine karar verilmesiyle grevde bulunan 7 işçi işlerine geri dönmüştü. Direnişte bulunan hak ettikleri haklarını tam elde ettiği hissine kapılırken, durum hiç de beklenildiği gibi olmadı. AKP'li belediye, mahkemenin işçilerden yana verdiği kararı hiçe sayarak ilk olarak 25 Şubat'ta sendikalı 9 işçiyi daha işten çıkardı, sonra da mahkeme kararıyla işlerine geri dönen 9 işçiden 7'sini aradan bir ay bile geçmeden yeniden işten çıkarttı. Bu son yaşanılanlarla birlikte AKP'li belediyenin sendikal örgütlenme konusundaki tavrı net olarak ortaya çıkarken, direnişe geçen işçi sayısı 17'den 26'ya yükseldi.

SİNTER METAL İŞÇİLERİ 14 AYDIR EYLEMDE

Dudullu Organize Sanayi Bölgesi'nde 22 Aralık 2008'den bu yana işlerine geri dönmek için uzun süredir bekleyen işçiler de var. İşten atıldıktan sonra işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatları ödenmeyen DİSK/ Birleşik Metal-İş sendikasına üye 380 işçi, nöbetleşe iş yerleri önünde grevlerini sürdürmeye devam ederken, açtıkları işe iade davası da görüldüğü iş mahkemesinde iki gün önce bir kez daha ertelendi.14 aydır devam eden işe aide davasının dünkü duruşmasında da davanın 5 ay sonraya ertelenmesi yönünde karar çıkmasına isyan eden Sinter Metal işçisi, hükmü veren Üsküdar 3. İş Mahkemesi önünde açlık grevine başladı.

ENTES ELEKTRONİK

İstanbul'un çeşitli semtlerindeki fabrikalarda, işyerlerinde ve ya atölyelerinde topluca gidilen grevlerin yanında 14 Mayıs 2009'dan bu yana tek başına verilen bir önemli bir direniş örneği de gözler önünde cereyan etmeye devam ediyor. Dudulu Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Entes Elektronik firmasının bünyesinde çalışırken işten çıkarılan Gülistan Kobatan, kriz gerekçesiyle 13 Mayıs'ta işten atılmasından bir gün sonra hakları için direnmeye karar verdi. Tek başına direniş başlatan Kobatan, inatla ve sabırla aylarca yürüttüğü direnişinin 3 Şubat'ta (263. gün) görülen işe iade davası da kazanımla sonuçlandı. Aleyhiyle sonuçlanan karar nedeniyle işveren temyiz yoluna giderken, sonuç Yargıtay tarafından verilecek son karara bağlandı.

IBM ÇALIŞANLARININ KAZANIMI, 'BEYAZ YAKALILAR' İÇİN UMUT OLDU

IBM'de 5 yıl süre ile maaşlarına zam alamayan çalışanlar, 2007'nin Nisan ayında Tez Koop İş Sendikası çatısı altında sendikalaşma kararı almasıyla birlikte IBM yönetimi de 'beyaz yakalı' olarak tanımlanan bu iş koluna dönük baskısını arttırdı. Tez-Koop-İş sendikası, IBM işyerinde yetki için gerekli çoğunluğu 2008 Mart ayında sağlamış ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurmuş ve yetki belgesini almaya hak kazanmıştı. Buna karşılık IBM de, işveren olarak bu yetkiyi tanımak yerine çalışanlarınca "vakit kazanmak" olarak tanımlanan bir şekilde mahkeme gitti, hem işkoluna hem de sayıya itiraz etti. 2009 yılının ortalarında işkolu ile ilgili olan davayı sendikanın kazanımıyla sonuçlandı. Yetki ile ilgili olan davada ise, dosya IBM tarafından üç kere bilirkişiye götürülmesine rağmen yine sendika lehine bitti. Bunun üzerine itiraz hakkını kullanarak kararı Yargıtay'a taşıyan işveren, kararın oradan da onaylanması üzerine çalışanlarda sendikalarına kavuşmuş oldu.

TORGEM TERSANESİ DİRENİŞİ

Sürekli bir biçimde zor çalışma koşulları ve alınmayan güvenlik önlemler edeniyle iş cinayetlerine sahne olan Tuzla Tersaneleri'nde de devam eden bir direniş söz konusu. Torgem Tersanesi'nin çalışan 25 işçi, 4 aylık maaşları ile sosyal haklarının ödenmemesi üzerine 9 Kasım'da tersane önünde greve başladı. Ücretlerinin ödeneceği konusunda işverenin söz vermesi üzerine kısa bir süre direnişlerine ara veren tersane işçileri, verilen sözün tutulmaması üzerine tersane önündeki hak arayışını sürdürüyor.

ARÇELİK DİRENİŞİ

İşe iade davalarını kazanmalarına rağmen işveren tarafından işlerine geri dönmelerine izin verilmeyen Nakliyat-İş Sendikası üyesi 350 Arçelik işçisi, 29 Eylül'den bu yana Arçelik Genel Müdürlüğü önünde direnişte.

İGDAŞ SAYAÇ OKUMA İŞÇİLERİ DİRENİŞİ

İGDAŞ'a taşeronluk hizmeti veren bir firmada sayaç okuma görevlisi olarak çalışan 45 işçi, ücretlerinin ve sosyal haklarının gasp edilmesine karşılık 3 Ağustos'ta iş bıraktı.

AKA-DERİ İŞÇİLERİ DİRENİŞİ

Tuzla Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Aka-Deri'de sendikaya üye olduğu için işten atılan dört işçi, uğradıkları bu haksızlığa karşı fiili ve hukuki olarak hak 16 Temmuz'da arayışına başladı.

SEGA OTOMOTİV KİMYA FABRİKASI İŞÇİLERİ DİRENİŞİ

Yine Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan SEGA Kozmetik'te çalışan 19 işçi de 2 Temmuz'dan bu yana direnişte. Ödenmeyen ücretlerini almak için mücadele veren kozmetik işçiler, bu süre zarfında çeşitli kereler saldırıya da maruz kaldı.

TEKSTİL SEKTÖRÜNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK

İşçi ve emekçilere dönük olarak emek sömürüsü ve hak ihlallerinin en fazla geliştiği alan olan tekstil sektörü, her zaman olduğu gibi bu alandaki birinciliğini koruyor. Sektörde irili ufaklı çok sayıda grev ve direnişler olduğu bilinirken, çarpıcı olan birkaç örnek şunlar: "Ayzi Moda Tekstil'de 75, Stil Tekstil'de 50, Cano Tekstil'de 60, Ağ Tekstil de ise tam 180 işçi işçileri direnişi - 180 tekstil işçisi, işveren tarafından maaşları ödenmediği gibi, kriz gerekçesiyle işten atıldı."

ÖMER ÇELİK

Kaynak: Diha

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile